Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması”nda yaptığı konuşmada, İran’ı hedef alan saldırılara ilişkin “Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Bakın çok açık söylüyorum, şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor” dedi.

“MİLLETİMİZ BİZE, DEVLETİNE GÜVENMEYE DEVAM ETSİN”
Bu hassas süreçte, ülkenin ve vatandaşların güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri aldıklarını, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden, her gelişmeyi dikkatle analiz ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ettiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve istihbarat birimlerinin sahadaki gelişmeleri çok dikkatli biçimde takip ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devlete düşen görev neyse, kendilerine hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getirdiklerinin altını çizdi.
Vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz bize güvenmeye, devletine güvenmeye devam etsin. Türkiye, kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli ve umur görmüş kadroların riyasetinde emniyettedir” diye konuştu.

AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabası içerisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları ve yerel yönetimlerinin tam kadro sahada olduğunu söyledi.
Yurt içindeki vatandaşlarla iftarın ve sahurun bereketini paylaşırken, yurt dışında yaşayan kardeş ve soydaşları da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar kalbimizin birlikte attığı, kardeşlerimizin olduğu her yerde ramazan coşkusunu birlikte paylaşıyoruz. Ankara teşkilatımızda büyük bir samimiyetle şehrimizin her semtine, her mahallesine ve her hanesine ulaşmaya gayret ediyor. Gönülden Gönüle Projesi ile geçen Ramazanda 150 bin haneye ve 500 bin vatandaşımıza ulaşan teşkilatımızın hizmetleri takdire şayandır. Ramazanın ilk 10 gününde 75 bine yakın haneye ve yaklaşık 300 bin kardeşimize selamımızı götürmenizden ayrıca memnuniyet duydum. Her birinizi tebrik ediyor, Allah sizlerden razı olsun diyorum. Ankara teşkilatımızla birlikte partimizin kardeşlik siyasetini gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir köşesine taşıyan belediyelerimizi de aynı şekilde yürekten tebrik ediyorum.”
“MÜZAKERE MASASINDAN UMUT EDİLEN NETİCE ÇIKMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yaşananlara cumartesi günü İran’a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırıların da eklendiğini belirterek, şunları ifade etti: “Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra, sivil ve askerî yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney başta olmak üzere, saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz. Biliyorsunuz, Türkiye olarak ilk günden itibaren ihtilafa diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdik. Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi.”
“BÖLGEMİZDE TEKRAR SÜKÛNET HÂKİM OLANA KADAR TEMASLARIMIZI YOĞUNLAŞTIRACAĞIZ”
Gelişmeler üzerine hemen harekete geçtiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi gününden itibaren ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşme ve istişarelerinin olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu görüşmelerde, Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra, savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene, bölgemizde tekrar sükûnet hâkim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız” dedi.
“Biz millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigâne kalmadık” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izlediklerini vurguladı.
“YANGININ DAHA FAZLA BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLMESİ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktıklarını, uluslararası siyaseti takip eden nasıl bir politika güttüklerini herkesin bildiğini belirterek, hiçbir karşılık beklemeden yürütülen bu çabaların haklılığının bugün çok daha iyi anlaşıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Bilhassa şu mübarek Ramazan-ı Şerif’te hemen yanı başımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz. İran’ı hedef alan gayrihukuki saldırılarla ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’dan beri sulh-u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh-u sükûn içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor.”
































